Varsayalım polis geldi kapımızı çaldı... gürültü şikayeti ile geldiklerini söylediklerinde, haklarımız nedir, ne yapmamız gerekir, brosürümüzde ..
30 Aralık 2013 Pazartesi
Kadınlı erkekli evlere bakın olursa ne yapmalıyız, haklarımız nelerdir. (el brosürü)
Varsayalım polis geldi kapımızı çaldı... gürültü şikayeti ile geldiklerini söylediklerinde, haklarımız nedir, ne yapmamız gerekir, brosürümüzde ..
13 Aralık 2013 Cuma
Erkekler öldürüyor, kadınlar burada ve susmuyor.
Erkekler öldürüyor, kadınlar burada ve susmuyor.
Biz, öldürülen ve şiddet gören kadınları, arkadaşlarımızı; bize bazen yakin bazen uzak ama aslında tümüyle çok tanıdık olduğunu bildiğimiz o hikayeleri sahiplenerek yola düşüyoruz. Acımızı öfkeye ve mücadeleye dönüştürerek sokaklara çıkıyoruz. Kızdeşlerimiz öldü, ölüyor ama biz susmuyoruz.
Erkekler tarafından öldürülen binlerce kadın, cinsel, fiziksel, ekonomik ve psikolojik şiddet gören yüz binlerce kadın için biz feministler Ankara Feminist Kolektif olarak kadına yönelik erkek şiddetine karşı her ayın üçüncü pazarı saat 13.00’te Güvenpark’ta şiddete karşı oturma eylemi başlattığımızı ilan ediyoruz.
Biz kadınlar, yıllardır onlarca yerimizden bıçaklanıyor, bedenlerimiz ateşe veriliyor, tenimizi kurşunlar eziyor, çoğu zaman sözde intihar etmiş oluyoruz. Omuzlarımızda kadınların bedenleri, toprağa
bırakıyoruz göz yaşlarımızı. Ama itirazımız var bizden tarafa esmeyen
rüzgara. En acı ağıtlar dilimizde ve yüreğimizde olsa da, buradayız ve
hiçbir yere gitmiyoruz. Kadın cinayetleri politiktir, ifşa ediyoruz!
Erkek şiddetini görmezden gelen her türlü politikanın, sözün, eylemin karşısında
durduk ve durmaya devam ediyoruz. Yıllardır mahkeme salonlarında
katillere ve bu katliamlara olağan gözlerle bakan hakimlere hesap
soruyoruz tüm öfkemizle. Sokaklarda, meydanlarda, evlerde ve her yerde
direnişimizle hesap soruyoruz. Varlığımızla hesap soruyoruz.
Öldürülen, şiddet gören kadınların mücadelelerini onlardan aldığımız nefesle bir öteye taşıyoruz.
Biz kadınlar her ayın üçüncü pazarında bu meydanda öfkemizi haykıracağız.
Bu yıl erkekler 842 kadını öldürdü. Mücadelemizi öldürülen herbir kadın için tek tek yükseltiyoruz
Asla unutmuyor, asla bağışlamıyoruz…
Katilleri tanıyoruz.
6 Aralık 2013 Cuma
Çilem Hülya Berkil'in katilini tanıyoruz. Davasının takipçisiyiz.
Çilem Hülya
Berkil
22 Ağustos 2013’te Çilem Hülya
Berkil’i sevgilisi Abdurrahman Göçer üzerine benzin dökerek
diri diri yaktı. Ve bir kadın cinayeti daha erkek-devlet şiddetinin
sessizleştiren mekanizmaları arasında, üçüncü sayfa haberi
olarak tarihte asılı kaldı.
Ancak bizler susmuyoruz ve kadın
cinayetlerine sessiz kalanlardan, kadınları korumayanlardan,
caydırıcı ceza vermeyenlerden hesap soruyoruz.
6 Aralık 2013 saat 9,30’ta Antalya Ağır
Ceza Mahkemesi’nde görülecek davada Çilem’in sevenlerini
yalnız bırakmayacağımızı ve bu davanın takipçisi olacağımızı
kamuoyuna duyuruyoruz.
Savcının hazırladığı
iddianamede Abdurrahman Göçer’in canavarca hislerle öldürdüğü
ifadesinin bulunması umut verici ancak erkek yargının kadın
cinayetlerinde hafifletici sebepler bulduğu bir ülkede sevindirici
değil maalesef.
Göçer açıklamalarında Çilem
Berkil’in konsomatris olduğundan,ona bir yılda yaptığı
masraflardan bahsediyor. Birbirlerini sevdikleri ve yangını
söndürmek için ona sarıldığından da… Elbette Çilem’in
benzini kendi üstüne kendisinin döktüğünü ve çakmağı onun
çaktığını da… Görgü tanığı olmasa erkek yargının en
sevdiği ‘suçu kadının üstüne’ atma yalanı çok da güzel
işlerdi biliyoruz. Ne de olsa Çİlem konsomatris ve evlilik dışı
bir ilişki yaşıyor. Dolayısıyla ölmesi zaten şaşırtıcı
değil.
Evet Görgü tanığı var ama
erkeklerin kanlı ceplerinde daha “erkekliğimle dalga geçti”
“onurumla oynadı” “onu terk etmek istedim beni bırakmadı” “bir anda/öfkeden kendimi kaybettim” “pişmanım/üzgünüm/çok
seviyordum” bahaneleri duruyor.
Ve erkekler erkekleri çok iyi
anlıyor. Kadın cinayetleri karşısında sanki yanlışlıkla bir
vazoyu düşürmüş de utanmış gibi “olur böyle şeyler”
denilerek sırtları sıvazlanıyor, “bi daha yapmazsın biliyorum”
denilerek serbest bırakılıyor ya da ufak cezalarla kurtuluyor.Ve
bizler hergün yeni bir kadın cinayetine uyanıyoruz.
Kadınları
korumayan, katillere caydırıcı cezalar vermeyen, üstüne üstlük
bir de kadınların yaşamlarına sınırlama üzerine sınırlama
getirmeye çalışan AKP hükümetine ve onun denetlediği kurumların
yetkililerine bir kez daha sesleniyoruz!
Bu
cinayetlerin sorumlusu erkek adalet sizteminizdir. Polisinizdir,
yargınızdır. “Görmedim, duymadım, bilmiyorum” diyen
medyanızdır, Kadına annelik üzerinden kutsiyet atfeden, kadını
eve hapsetmeye çalışan, aile dışında yaşam hakkı tanımayan
ahlak anlayışınız, toplumsal tahayyülünüzdür.
Kadının
emeğini ve bedenini kontol altına almak isteyen
mekanizmalarınızdır.
Çilem
Berkil’in yasını yasımız, mücadelesini mücadelemiz
biliyoruz. Katilini tanıyoruz. Davasının takipçisiyiz.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


